BT Öğretmeni Logo
BT ÖğretmeniBilişim Teknolojileri ve Yazılım
Ana Sayfa
Dersler
Sınavlar
Oyunlar
Etkinlikler
Uygulamalar
Sözlük
Ara
5. Sınıf
6. Sınıf
Teknoloji
Hakkımızda
İletişim
Notlar
Evrak
Video Galeri
Portfolyolar
BT Öğretmeni Logo
BT ÖğretmeniBilişim Teknolojileri ve Yazılım
Geri

Ünite / Konu

Tema 1- Robotik Sistemlere Giriş Ve Temel Programlama

  1. Dersler
  2. 6. Sınıf
  3. Robotik Kodlamaya Giriş- Sistemlere İlişkin Temel Kavramlar

Robotik Kodlamaya Giriş- Sistemlere İlişkin Temel Kavramlar

5 dk
1. Hafta
0
Robotik Kodlamaya Giriş- Sistemlere İlişkin Temel Kavramlar

Buz Gibi Bir Ardahan Sabahında Robotlarla Tanışmaya Var mısın?

Dışarıda dondurucu bir ayaz var, hava sıfırın altında 20 dereceleri gösteriyor ve metrelerce kar yolları kapatmış. Sabahın ilk ışıklarıyla birlikte ahırdaki hayvanların suyunu kontrol etmek, yemi dağıtmak ya da kapının önündeki dev kar yığınlarını küremek gerekiyor. Ellerimiz soğuktan üşürken içimizden geçen o tatlı cümleyi hatırla: Keşke bu zorlu işleri bizim yerimize yapacak akıllı bir yardımcı olsaydı! İşte bugün tam da bu hayali gerçeğe dönüştüren muazzam teknolojiyle, yani robotlarla tanışıyoruz.

Peki, telefonundaki bir harita uygulamasının veya bir robot süpürgenin saniyede kaç kez etrafını kontrol edip karar verdiğini biliyor musun? Çoğu insan robot deyince hemen filmlerde gördüğü demirden yapılmış, iki ayağı üstünde yürüyen ve gözlerinden kırmızı ışıklar saçan yaratıkları düşünür. Oysa gerçek dünya bundan çok farklıdır. Bir makinenin robot sayılması için insana benzemesi gerekmez. Tarlayı kendi kendine sulayan akıllı bir fıskiye, evdeki engelleri dolaşan küçük bir kutu veya fabrika bandında çalışan tek bir kol da robotik sistemin harika birer örneğidir.

Bir sistemin robot olabilmesi için sihirli üç aşamadan geçmesi gerekir: Algıla, Düşün ve Hareket Et! Eğer bir düzenek çevresindeki değişimleri fark edebiliyorsa, bu bilgiye göre mantıklı bir karar veriyorsa ve bu kararın sonucunda bir eylem gerçekleştiriyorsa, karşımızda gerçek bir robotik sistem var demektir. Bu üç adım, robotik teknolojinin kalbini oluşturur ve günlük hayatımızdaki tüm akıllı cihazların temel çalışma mantığıdır.

İnsan Bedeninden Robot Parçalarına: Bizi Kim Taklit Ediyor?

Mühendisler ve yazılımcılar ilk robotları tasarlarken aslında muhteşem bir sistemden ilham aldılar: Kendi bedenimizden! Biz insanlar çevremizde olup biteni duyu organlarımızla anlarız. Kışın dışarı çıktığında havanın dondurucu soğukluğunu derinle hisseder, önündeki buz kütlesini gözlerinle görürsün. İşte robotlar da dünyayı anlamak için duyu organlarımızın benzeri olan sensörleri, yani algılayıcıları kullanırlar. Bir robotun gözü mesafe sensörü, derisi sıcaklık sensörü, kulağı ise ses sensörüdür.

Duyu organlarından gelen bilgiler tek başına hiçbir işe yaramaz. Soğuğu hissettiğinde beyin hemen devreye girer ve 'Sıcaklığı korumalıyım, monte mont montunu giy ve fermuarı çek!' emrini verir. Robotik sistemlerde beynin görevini kontrol kartları ve işlemciler üstlenir. Küçük bir elektronik devre kartı, sensörlerden gelen sayısız veriyi saniyeler içinde analiz eder, yazılan kodlara bakar ve ne yapılması gerektiğine karar verir. Yani işlemci, robotun mantık merkezidir.

Son aşamada ise beynin verdiği karar eyleme dönüşmelidir. Beynin fermuarı çek emri verdiğinde kolların ve parmakların harekete geçer. Robotlarda da kararı uygulayan parçalara eyleyiciler veya motorlar diyoruz. Karar doğrultusunda dönen tekerlekler, hareket eden robotik kollar, yanan renkli LED ışıklar veya öten uyarı sesleri robotun verdiği tepkilerdir. Bir robot, tıpkı senin gibi algılar, kararlaştırır ve harekete geçer.

Sıradan Bir Makine mi, Yoksa Geleceğin Akıllı Robotu mu?

Şimdi etrafımıza dikkatlice bakalım. Her elektrikli veya hareket eden cihaz bir robot mudur? Örneğin evimizdeki klasik çamaşır makinesini düşünelim. İçine kıyafetleri koyarız, düğmesine basarız ve belirli bir süre boyunca döner. Çamaşırın ne kadar kirli olduğunu kendi kendine anlayabilir mi? Ya da çamaşır temizlenmediğinde süreyi kendiliğinden uzatabilir mi? Hayır! Çünkü o sadece kurulum zamanlayıcıya göre çalışan otomatik bir makinedir, etrafını algılayıp yeni bir karar vermez.

Buna karşılık evlerimizdeki robot süpürgeleri ele alalım. Robot süpürge odada ilerlerken önündeki koltuk ayağını sensörüyle hisseder. Beyni bu engeli fark edip 'Sağa dön ve ilerlemeye devam et' kararı alır ve motorları tekerlekleri çevirerek yönünü değiştirir. İşte arasındaki temel fark tam olarak budur! Akıllı bir sistem çevresini sürekli dinler, ölçer ve değişen şartlara göre kendi kararlarını uygular.

Aynı karşılaştırmayı tarladaki geleneksel bir traktör ile otonom bir kar küreme aracı arasında da yapabiliriz. Bir sürücü direksiyonu çevirmediği sürece traktör dümdüz gider ve engellere çarpar. Ancak akıllı bir kar küreme robotu, önündeki kar birikintisinin derinliğini ölçer, yolun buzlu olup olmadığını anlar ve fırçalarının dönme hızını tamamen kendi kontrol kartıyla ayarlar. Kendi başına karar verebilen sistemler gerçek robotik sistemlerdir.

Tarladan Gökyüzüne: Robotlar Nerelerde Çalışıyor?

Robotik sistemler sadece laboratuvarlarda veya bilgisayar oyunlarında bulunmaz. Yaşamımızın tam merkezinde, hayatımızı kolaylaştırmak için farklı alanlarda görev yaparlar. Bunları kullanım amaçlarına göre gruplandırdığımızda teknolojinin bize sunduğu geniş imkânları daha net görebiliriz. İlk olarak tarım ve hayvancılık sektörüne bakalım: Akıllı ahırlarda el değmeden süt sağımı yapan robotik sistemler, seralarda don tehlikesi olduğunda otomatik olarak pencereleri kapatıp ısıtıcıları yakan akıllı havalandırmalar üretimde büyük kolaylık sağlar.

İkinci önemli alan ise kurtarma, güvenlik ve havacılıktır. Zorlu kış şartlarında, çığ tehlikesi olan dağlık alanlarda veya insan hayatının riske girebileceği yangınlarda paletli arama-kurtarma robotları görev alır. Şehirlerimizin veya sınırlarımızın güvenliğini sağlayan, gökyüzünde kendi rotasını çizerek uçabilen insansız hava araçları (İHA) da bu grubun en gelişmiş üyelerindendir.

Üçüncü ve dördüncü grupları ise sanayi ve hizmet sektörleri oluşturur. Otomobil fabrikalarında hiç yorulmadan, milimetrelik hassasiyetle parçaları birleştiren dev robot kollar sanayinin bel kemiğidir. Hastanelerde doktorların çok uzaktan bile ameliyat yapmasını sağlayan cerrahi robotlar ile evlerimizde temizlik yapan akıllı yardımcılar ise hizmet sektörünün vazgeçilmez parçalarıdır. Her bir robot, kullanıldığı sektöre özel olarak tasarlanmış sensör ve motorlarla donatılmıştır.

Sınıfta Teknoloji Olmadan Robot Olmak: Ardahan Kar Temizleme Deneyi

Bir robotun nasıl çalıştığını anlamak için mutlaka pahalı cihazlara veya bilgisayarlara ihtiyacımız yok! Şimdi harika bir drama etkinliğiyle sınıfta kendi robotumuzu oluşturuyoruz. Sınıfımızın ortasındaki boş koridoru 'Karlarla Kaplı Köy Yolu' olarak hayal edelim. Yola birkaç sıra ve çanta koyarak engeller oluşturalım. Şimdi bize tam üç yürekli gönüllü gerekiyor: Birinci öğrencimiz 'Sensör', ikinci öğrencimiz 'Kontrol Kartı (Beyin)', üçüncü öğrencimiz ise 'Motor' olacak.

Kurallarımız çok basit ama disiplinli olmayı gerektiriyor! Motor rolündeki arkadaşımızın gözlerini kapatıyoruz. Çünkü bir motor tek başına önünü göremez ve nereden gideceğini bilemez. Sensör rolündeki arkadaşımızın gözleri açıktır ve yolun başında yürür. Sensörün tek bir görevi vardır: Engele bir adım kaldığında elini kaldırıp yüksek sesle 'Engel Algılandı!' demek. Sensör kendi kafasına göre yön veremez ve karar alamaz.

Beyin rolündeki öğrencimiz ise sensörün sesini duyduğu anda yazılım kuralını çalıştırır ve Motor'a komut verir: 'Sağa dön, iki adım at ve tekrar sola dön!' Motor ise Beyin'den gelen sesli komutları harfiyen uygular. Bu eğlenceli uygulamada gördük ki; sensör çalışmazsa robot engelle çarpışır, beyin yanlış komut verirse robot yolunu kaybeder, motor dinlemezse sistem durur. Bilişim dünyasında mükemmel bir uyum ve iş birliği şarttır!

Kendi Dedektifliğini Yap: Hangi Cihaz Akıllı?

Şimdi öğrendiğimiz temel ilkeleri test etme zamanı! Aşağıdaki tabloyu inceleyerek etrafındaki cihazların gerçekten bir robotik sistem olup olmadığını ayırt edebilirsin. Bir cihazın robotik sistem olabilmesi için hem sensöre hem karar mekanizmasına hem de tepki verecek eyleyiciye sahip olması gerektiğini unutma.

Cihaz veya Sistem
Sensörü (Duyu Organı) Var mı?
Beyni (Karar Kodu) Var mı?
Robotik Sistem mi?
Pille Çalışan El Feneri
Yok (Sadece Manuel Düğme)
Yok
Hayır
Akıllı Robot Süpürge
Var (Lidar / Mesafe)
Var (İşlemci Kartı)
Evet
Akıllı Ahır Havalandırma Fanı
Var (Sıcaklık / Nem)
Var (Kontrol Kartı)
Evet
Geleneksel Odun Sobası
Yok
Yok
Hayır
Otomatik Süt Sağım Sistemi
Var (Basınç / Temas)
Var (Mikrodenetleyici)
Evet

Peki, bu tabloyu inceledikten sonra kendi hayatını düşünmeni istiyorum. Günlük yaşamında veya evinde sürekli tekrarlamak zorunda olduğun, seni en çok yoran iş nedir? Eğer bu işi yapacak bir robot tasarlayacak olsaydın, bu robotun etrafı algılaması için hangi sensörlere ihtiyacı olurdu? Robotun zor bir durumla karşılaştığında nasıl bir karar vermesini isterdin?


#robotik sistemler#robotik kodlama#algıla düşün hareket et#otomasyon#sensör teknolojileri#Robotik

1. Bir makinenin robot sayılabilmesi için mutlaka insana benzemesi ve iki ayağı üzerinde yürüyebilmesi gerekir.

2. Bir sistemin robotik bir sistem olarak kabul edilmesi için gerçekleştirmesi gereken 'üç sihirli aşama' sırasıyla hangisidir?

3. İnsan bedeninde beynin yaptığı görevi robotik sistemlerde üstlenen, sensörlerden gelen verileri analiz edip kararlar veren parça hangisidir?

Yorumlar yükleniyor...
REKLAM